Burunsuz kasabası 1600 yıllarında kurulduğu tahmin ediliyor. Kasabanın kurucuların Hacı Menteşoğuları’ından olduğu söyleniyor. Burunsuz ilk kurulduğu yeri köyün meydanında yer alan Dede Çukuru adı verilen su kaynağı olduğu söylenir. Köyün asıl kurucuların üç kardeş oldukları iki kardeşin İmrenler köyüne yerleşmişlerdir. Kardeşlerden küçük olanise Burunsuz köyünü kendine yerleşim alanın olarak seçmiştir.
Köyün nüfusu Akseki tarafından gelen Yörükler ve diğer illerinde gelen Türkmenlerden oluşmaktadır. Osmanlıya ait bazı haritalara yer almayan köyün Osmanlı son dönemlerinde çizilen haritalarda görülmektedir.
Burunsuz köyü 1923 yılında muhtarlık olmuştur. Daha sonra uzun bir dönemde muhtarlık yönetimi devam etmiştir. 1955 yılında belediye olan Balkanda belediyesine bağlanmıştır. 1998 yılında gerekli oy çoğunluğu sağlanarak belediye olmuştur. 1999 yılında yerel seçimlerde Ali Acar belediye başkanı seçilmiştir. 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde ise Dursun Gezer belediye başkanı seçilmiştir.Dursun GEZER 2009 seçimlerinde tekrar seçilmiş olup halen görevini sürdürmektedir. Hüyük ilçesine bağlı bir kasabadır.
COĞRAFİ KONUM
Burunsuz Kasabası orta Toros dağlarının İç Anadolu'da kalan kuzey dış kısmında yer alır. Anadolu'daki çoğu yerleşim birimi gibi kasabamız da sırtını kuzeye vermiştir. Kuzeyinde Sultan Dağları güneyinde Beyşehir Gölü bulunmaktadır.
Burunsuz kasabası Konya iline 90 km uzaklıkta, Beyşehir ilçesine 30 km uzaklıkta ve Hüyük ilçesine ise 7 km uzaklıkta bulunmaktadır. Burunsuz kasabasın güneyinde Köşk Kasabası, doğusunda İmrenler Kasabası, kuzeyinde Gökbudak köyü ve batısında Mutlu Kasabası vardı. Engebeli bir yapıya sahip olan yer şekilleri nedeniyle evler tepeler yapılmıştır. Köyün kuzey yamacında bulunan yaylarda ormanlık arazi ve tarım arazi vardır.
İKLİMİ
Coğrafi alan olarak göller bölgesinde yer alan Burunsuz Kasabası Akdeniz ikliminde karasal iklime bir geçiş noktasında yer alır. İklimi yazlar serin kışları soğuk kar yağışlıdır. İlkbahar ve sonbahar mevsimlerinde ise yağışlı bir iklime sahiptir.
Tarım alanlarındaki toprak yapısı dağlık kesimlerde kırmızı toprak vardır. Aşağı kesimlere killi toprak vardır.
MİMARİ YAPILAR
Burunsuz kasabası mimari yapılar üç çeşit özelliklere sahiptir. İlk dönemlerinde yapılan evler kerpiçte ve taştan yapılmıştır. Bu evlerin planı iki oda bir solon olarak yapılmıştır. Evlerde solan mutfak olarak kullanılmaktadır. Evlerde banyo ise odaların eşiklerine yapılan küçük bir alanda ibaretti. Tuvaletleri ise dışarıda bulunmaktaydı. Daha sonraki dönemlerde yapılan evlerde ise üç odalı ve mutfak banyo tipinde evler yapılmıştır. Çatılar düz olarak yapılmıştır. Tavan ise ağaçlarla örtülerek arasına hasır serilmektedir.
1990 yıllarında yapılan evleri beton arma şekilde yapılmaktadır. Modern lüks binalara benzeyen evler iki katlı ve tek katlı olarak yapılmaktadır. Mutfak, banyo, tuvalet, solan, oturma, odası, yatak odası bulunmaktadır. Evlerin dış cepheleri sıvalı ve sıvasız olarak bulunmaktadır. Evler mimari yapısında sanatsal bir özelliğe sahip evler pek yoktur.
EĞİTİM VE SOSYAL YAPI
Köyde sosyal yapıya birlik dayanışmaya önem verilmektedir. Köyün bir ilköğretim okul ve sağlık ocağı, düğün solonu, köyün merkezinde bir aile çay bahçesi yer almaktadır. Köylülerin %90 okuma yazma bilmektedir. Köyde lise olmadığı için Hüyük ilçesine taşımalı eğitim yapılmaktır. Sosyal yapı olarak Müslüman köylüler yeniliklere açıktır
1500 civarında Beyoğlu’nda yaşayan Burunsuzlu yeni adetleri köye getirmişlerdir. Örneğin 1940 yılında konyanın birçok köyünde radyo yok iken Burunsuz köylüleri kendi aralarda yardım toplayarak ilk radyo köye getirmişlerdir.
Örf adetlerine bağlı ve çalışkan olan köylüler vakitlerini çalışarak geçirmektedir. Köyde sosyal hayatın en önemli parçalarında biride kahvehanelerdir Burunsuz kasabasında 4 kahvehane bulunmaktadır. Düğün ve ölümlerde birlik dayanışma içinde olarak acılar paylaşarak ve sevinçleri ise gülerek yaşayan bir zihniyet vardır.
ÖRF VE ADETLER
Örf adetlere bağlı olan bir yapıya sahip olan burunsuz köyünde kendine has özellikleri vardır.
Köyde bir cenaze olduğu zaman köylülerin hepsi cenaze töreninde bir araya gelerek hepsi başsağlığı dilerler 3 gün boyunca cenaze çıkan eve yemek götürülüyor. Böylece sosyal dayanışma sağlanır.
Bayram namazın sonra tüm köylüler beraber camiye giderek ölüler ruhlarına dua ederler. Aynı şekilde bu adet arife günlerinde topluca camii imanın birlikte mezarlığa gidilir.
Burunsuz kasabasında sosyal yardımlaşma alanında adetlere saygı vardır. İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yaşayan Burunsuz zenginleri yardım poşetleri hazırlayarak ihtiyacı olan fakir ailelere dağıtıyorlar.
Düğünlerde kendi has örf ve adetleri vardır. Bunlardan biri güvey kondur düğün gecesinde damat ile gelin baş başa kalması damadın akrabalarından biri konuklara evinde yemek hazırlar. İki tane şehit bulunan kasabada, İmrenler kasabasında bulunan jandarma karakolunda subaylar şehitleri anma töreni düzenler.
Burunsuz yaylarında bulunan ağıllarda her zaman odun, yiyecek, içecek su bırakılır ve dağda kaybolan insanlar orda kalması için kapılar devamlı açık.
Düğün gecesinde köyün gençleri köy meydanında ateş yakarlar ve ateş etrafında oyun oynarlar. Düğünle ilgili başka bir adet damat gelin kıza 8 burma bilezik almak zorundadır.
HALK KÜLTÜRLERİ
Burunsuz halkının kendine ait değerlerine sahip çıkan kültürüne önem veren bir yapıya sahiptir. Kültürün aktarımda Burunsuzlu kadınlar büyük görev düşmektedir. Belediye işçisi Mustafa Çor” halkın genel özelliği Türkmen ve Yörük kültürüne sıkı sıkıya sahip çıkmaktadır, bizim düğünlerde ve cenazelerde hep bir araya geliriz” dedi. İzlenimleri sırasında gerçekten insanlarla kültürlerine ait bilincinin farkındalar.
Bazı halk kültürüne ait öğeler
Diş günü: bebeği ilk dişi çıktığı zaman, aile bunu kutlamak ister ve tüm yakın, dost akraba çağrılar bulgur kaynatılır. Bulgur herkese ikram edilir ve gelen konuklar bebeğe hediye bulunur.
Köy odaları: köyde her sülale ait bir köy odası bulunmaktadır. Bayramlar insanlar burularda toplanırlar, sohbetler edilir, eski anılar yâd edilir. Televizyonun her eve girmesiyle birlikte koy odaları bayramlarda kullanılıyor.
Gelini camiye götürmek: gelin kız evden çıkartıldıktan sonra mutlaka bir caminin önüne getirilir. Buradaki amaç gelin imanına ve dinine düşkün bir insan olması sağlamaktır.
Ramazan ayı davetleri: ramazan ayı süresinde aileler kendi aralarında iftar yemeğine davet edilir. Böylece sosyal yardımlaşma ve dayanışma ruhu kazanılır.
Düğünlerde teft çalmak: kasabada güzel sese sahip kadınlar teft çalarak türkü söylerdir.
Evlerin duvarın tertip yazmak. Köyde askere gidecek gençler geceleri köyde dolaşır, ellerinde boyalarla duvarla tertiplerine selam ve vatana olan sevgilerini duvarlara yazarlar.
Ağıt yakma: cenaze olan evde ölen kişiyle ilgili ağıtlar yakılır. Ölen kişiye olan sevgileri anlatırlar.
Kaynaklar:
BAŞ Hüseyin; yaş 75, köylü
BETTEN Süleyman; 63, köylü
BETTEN Mehmet:67, köylü
ÇOR Mustafa; yaş 37, belediye görevlisi
KÜLTÜREL DURUM
Kültür açında geçmiş bir geleneğe sahip olan Burunsuz kasabası önceleri köy meydanında kara kuşak güreşler yapılırdı. Dede Çukuru adı verilen kaynağın orda köyün ayız delikanlıları toplanarak aralarında ödülü müsabakalar yaparlardı. Güreş yarışmalarında kazanlar değişik ödüller verilirdi. Ormanlık bir yapıya sahip olan köydeki avcılık alanında yarışmalar yapılırmış. Kışın aç kalan ayılar ve kurtlar köye indiği zaman onları vurma nasıl öldürecekleriyle ilgili yarışmalar yapılırdı.
KAĞNI KOŞMAK
Kasabada önceden yapılan ilginç oyunlardan biri de kağnı koşmak. Makineli tarım olmadan önce köylüler harman yerinde nohutların kabukları kağnı sürerek ayıklardı. Herkesin kendine ait bir kağnı olurdu. Kağnılar çeken camızlar arasında hızlı sürme yarışı yaparlardı. Burunsuz köylülere bu yarışmalar bu zevk alır köydeki herkes yarışmayı izlemeye harman yerine gelirdi. Onlar bu kağnı koşmayı günümüzdeki araba yarışlarına benzetiyorlar.
Belediye önceleri burunsuz yaylarında sünnet şölenleri yaparmış. Köydeki tüm sünnetsiz çocuklar sünnet edilir. Yayla nefis havasında piknikler yapılırdı. Belediye masrafların artmasından dolayı sünnet şöleninde vazgeçmiş.
YAĞMUR DUASI
Burunsuz Belediyesi tarafından düzenlen önemli kültürel etkinlik ise yağmur duasıdır. Kırk ikindi yağmurların başlamasına yakın bir sürede Burunsuz’a komşu tüm köylere davet yapılır. Davetlilerin gelmesiyle toplu bir dua edilir. Hemen arkasında kurulan çadırlar etli pilav, ayran, tatlı ikram edilir. Yağmur duası her sene belediye tarafından yapılmaktadır.
DİL VE AĞIZ
Okuma yazma oranı yüksek olan Burunsuz kasabasında İstanbul ağzı ve Konya ağzı karışık olarak köylüler kullanıyorlar. Özellikle yaşlıların kendine has bir burunsuz ağzı var bunlardan örnekler verdim.
Yanlışdoğru
Çuyal:çuval
Yüriyirdim:yürüyordum
Aliyourdum:alıyordum
Göremesmesen:görmez misin?
Zahır:sağır
Nedörsin:neylersin
Kağnı tokuşturmak:kağnı yarıştırmak
Draktor:traktör
Bineridik:binerdik
FIKRALAR VE EFSANELER
Burunsuz kasabasında kendine ait özel fıkraları yoktur. Genellikle Konya ve Beyşehir yöresine ait fıkralar anlatılır. Nasreddin Hoca ve Bektaşi fıkraları özellikle anlatılır.
Örneğin bir Nasreddin hoca fıkrasını anlatayım.
Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kasıkla yemeye başlamış. Ev sahibinin gözü yerinden oynamış : -Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanin içini sıyırır, demiş. Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve : -Kimin içinin sıyrıldığını Allah biliyor, demiş.
Başka bir fıkrata Nasreddin Hoca yine:
Kusur Nerede diye bir Hoca’nın bir gün subasiya isi düşmüş. Herif haraç ve rüşvet yiyen bir adammış. Hoca fakir ne yapsın. bir çömleğe toprak doldurmuş, ve üstüne bal sıvamış. Gitmiş işini götürmüs, ilamını almış. Memnun. Ertesi gün kapısında bir adam bitmiş -hoca demiş, subaşı ilamda bir kusur etmiş. Geri istiyor... Hoca yutar mı -kusura bakmasın evlat, demiş kusur ilamda değil çömlekteydi.
BURUNSUZ EFSANESİ
Burunsuz kasabasın adın neden burunsuz olduğu ili dilden dile anlatılan bir hikâye vardır. Bu efsaneyi 7 yaşındaki çocuktan tut yetmiş yaşındaki yaşlı nene gibi herkes bilir.
Burunsuz köyünün kurucularında ata koyun meydanında bulunan dede çukurunda su içemeye dağda inen bir ayı kavgaya girişir. Ayı bu sırada burunsuz atasının burunu koparır ve burunsuz kalan ata sonra köyün ismi burunsuz olarak kalır. Bu hikâye dilden dile kuşaktan kuşağa anlatılan bir efsanedir.
Başka bir efsane ise kasabanın üzerinde bulunan bir Bizans kalesi efsanedir. Dağlık bir alan kurulan kalede şu anda harabe halindedir. Yüksel bir alan olduğu için köylüler bunu kaleye benzetmişlerdi. Efsaneyi anlatıyım:
Bizans askerleri savaş sırında bu kaleye sığınarak bu kalede mahsur kalıyorlar. Uzun bir süre kalede kuşatma altında olduğu için hiçbir yardım alamayan askerlerin hepsi kalede mahsur kalarak ölmüşler. Bu efsanemi olayların ne zaman olduğu tamam olarak bilinmektedir.
AİLE İLİŞKİLERİ KOMŞULUK İLİŞKİLERİ
Burunsuz kasabası kendisine çok yakın bir yerde kurulmuş olan İmrenler kasabasıyla devamlı ilişki içerisindedir. Burunsuz kasabası ve imrenler kasabasının ilk kurucuları aynı kardeşlerdir. Hacı Menteşogullarının burunsuz ve imrenler kasabalarının ilk kurucuları oldukları bilinmektedir. 3 kardeşten oluşan Hacı Menteşogullarının 2 si imrenlere 1 i ise burunsuz kasabasına yerleşmiştir.
Burunsuzlar önceleri imrenler ile hiç anlaşamadıklarını aralarında toprak davası olması nedeniyle devamlı kavga ettiklerini belirttiler. Hatta bu kavgaların dozunun çok aşıldığına da değinen köylüler silahlı saldırılara kadar büyüdüğünü açıkladılar.
Burunsuz kahvehanesinde sohbet ettiğimiz burunsuzlu kardeşler Süleyman Betten (63 yaşında) ve Mustafa Betten (67 yaşında) imrenlerden çok çektiklerini ve imrenlerin kendilerini devamlı olarak rahatsız ettiklerini açıkladılar.
Mustafa Betten (67) ise imrenlerle aralarında yaşanan kavgada silahla yaralanarak gençlik yıllarında felç kaldı.
Yaşanan bu olumuz olayların artık yaşanmadığı ve geride kaldığını belirten köylüler imrenlerle aralarında bir sorun olmadığını açıkladılar. Kötü olayların aşılamasından sonra imrenler ve burunsuz arasında koşuluk ilişkileri gelişmeye başladı. Hatta aralarında kız verip alma gibi hayırlı işlerde yaşandı. Ve yaşanmaktadır.
Burunsuz kasabasının kendi aralarındaki komşuluk ilişkileri de iyi sayılır. Ama siyasi düşünceler komşuluk ilişkilerini kötü yönde etkilemiştir. Aynı düşüncede olmayanların anlaşamadığı köyde siyasi nedenden dolayı kavgalar da yaşanırmış.
Komşuluk ziyaretleri burunsuz kasabasında bayram günleri daha fazla yaşanmakla birlikte normal günlerde de kadınlar birbirlerine ziyarete giderlermiş.
Burunsuz köyünde düğünler çeşitli aşamalardan geçmektedir. Köyde evlenmeler genellikle görücü usulü ile yapılmaktadır. Evlenme yaşı ise 16–17 yaşlardadır. Erkekler genellikle askere gitmeden evlenmeyi tercih ediyorlar. Askerliklerini yapmadan evlenen gençler askere gitmeden çocuk sahibi olarak askerde başına gelebilecek tehlikelerde ölüm ihtimalini göz önünde bulundurarak ailesinin, soyunun devamlılığının sürmesini istemektedir. Kızlarda da evlenme yaşı erkendir. Burunsuz köyünde büyük kız dururken küçük kızın evlenmesine izin verilmez.
Evlilik konusunda ise kızın kararı etkilidir. Kız istemediği bir erkeğe zorla verilmez.
Evlenme aşaması kısaca şu şekildedir; Evlenecek olan erkek ailesiyle kızın evine ilk olarak görücü gider. Daha sonra kız istenir ve söz yemeği yenir. Söz yemeği yendikten sonra nişan hazırlıkları yapılır. Nişan kız evinde yapılır. Ondan sonra da düğün yapılır.
Burunsuzda düğün adetleri Anadolu da ki birçok yerde olduğu gibi çok eskilerden bu yana görücü usulü ile yapılmaktadır. Çevrede erkeğin gördüğü beğendiği kız, erkek evinden damadın yakınları tarafından (Anne, baba ve ya dayı teyze)kız evine gidilerek görülür. Şayet kız beğenilmişse, kızında gönlü var ve aile büyükleri de razı ise kızı istemek için kız evinden gün alınır. Çevrede hatırı sayılan ve sevilen kişilerle, damadın varsa anne babasıyla kız evine gidilir. Kız tarafı gelenleri karşılar içeri alır. Hal hatır sorulduktan sonra erkek tarafından yaşlı, olgun laf bilen birisi ‘Allahın emri, Peygamberin kavli ile kızınızı istemeye geldik’ diyerek kızlarına talip olduklarını belirtirler ve kızı isterler. Kız evinin büyükleri de ‘hayırlıysa, kısmetse olur’ gibi sözlerle cevap verirler. Daha sonra ise kız evi düşünmek için zaman ister. Geçen zaman sonunda kız evi erkek evine bir aracı ile haber gönderir. Eğer kız evinin cevabı olumlu ise söz yemeği yenir. Söz yemeği kızın evinde yapılır. Bundan sonra nişan hazırlıkları başlar ve nişan yapılır. Ve düğün günü kararlaştırılır.
Gelinin çeyizi önce sergiye çıkarılır, köyün genç kızları ve kadınlar gelinin çeyizine bakarlar, daha sonra gelinin çeyizi, gelinin yeni evine götürülür ve serilir.Gelinin çeyizi evden çıkarken sandık üzerine oturma âdeti vardır. Kız tarafından bazı kişiler sandığın üzerine oturur erkek tarafı da sandık için(sandığı kurtarmak için) sandık üzerine oturanlara para verir.
Burunsuz kasabasında düğünler genellikle yemekli yapılmaktadır. Erkek tarafından yapılan bu yemekler her düğünde aynı olan klasik yemeklerdir. Yani düğünlerde yapılacak olan yemek bellidir.
Düğün yemekleri şunlardır;
-Kuru fasulye
-Sade et kavurma
-Pilav
-Helva
-Hoşaf
Burunsuz kasabasında gelinler düğün günü baba ocağından ayrılır. Çeyizi günler öncesinden giden kız için baba ocağından ayrılma zamanı gelmiştir. Gelin baba ocağından ayrılırken ağıtlar yakınır. Bu ağıtlar genellikle kadınlar tarafından yakılır.
Burunsuz kasabasında gelinler önceleri At ile evden çıkarken şu an araba ve traktör ile çıkarılmaktadır. Gelin evden babası tarafından eğer babası yoksa abisi ya da bir aile büyüğü tarafından çıkarılır. Gelin erkek evine bu kişiler eşliğinde götürülür. Ve erkek evine teslim edilir.